10 Mart 2015 Salı

özlemek

anlatması zor değil, anlaması da..
sadece üşenme duygusu var artık.. kelimeleri biteviye sıralayarak onlarcasına ben'i izah etmekten yoruldum. bir de insan insanı duruşundan, bakışından anlayabilecek kadar tanır mı?
beni bu kadar tanıyan biri var mı artık? anneme bile oynuyorum ne kadar başarıyorum bilmeden.
"her şey yolunda, süperim, işler iyi, yorgun değilim, planlarım var.."

doğrusu şu:
"hiçbir şey yolunda değil, süper falan değilim, işlerim umrumda değil, ölesiye yorgunum ve hiçbir planım yok.."

hayatta mutlu olduğum bir kaç an var. onları özlüyorum.. 
bu ara ben pek çok şeyi özlüyorum..

"dost önden bıçaklar"
demiş Oscar Wilde.. düşündüm düşündüm.. bu cümleyi edecek kadar mı yalnızdın dedim..
kendime döndüm ve şunu diyorum.. bu cümleyi anacak kadar mı yalnızsın, güvensizsin ve bıkmışsın..

birine güvenmek nasıldır? sırtını yaslamak? merak edilmek? hiçbir şekilde yalnız bırakılmayacağını düşünmek?

şüphe..
ne kadar bitiren bir duygu insanı..
ne kadar tüketen, ne kadar paranoyaklaştıran bir duygu..
ve inançsızlık..
ne kadar yalnızlaştıran bir duygu..
ne kadar insanı kendine mahkum eden bir duygu..

inanmayı özledim.. gözü kapalı, düşünmeden, doyasıya inanmayı özledim..

birine seni seviyorum'dan önce, sana inanıyorum demek önemlidir. "inanıyorum" demeyi özledim..