11 Mayıs 2015 Pazartesi

küçük bir not

Bazen aylar öncesinden bir küçük not, fotoğraf, mail görürsün.. tüm o ördüğün duvarlar, güçlüyüm halleri yerle yeksan olur.
bir kere gözlerin kesinlikle dolar. işi gücü bırakır nefes almaya çalışırsın. ofisteki insanlar günlük hallerine devam ederler. birisi işinde, öbürü gevezelik peşindedir bir diğeri de alışveriş yapıyordur netten.. zaten ağlasan da kimse seni görecek değildir.
ama ağlamaktan fazlası olur sana..
bu kadar zaman..
bu kadar zaman da kurulan o güçlü, o sağlam irade ufak bir maille, silinmesi unutulmuş bir maille veya defter köşesine yazılmış bir notla sarsılabilir mi dersin.. şaşırarak içine yerleşen bulut'un gitmesini beklersin.. olmaz tabii..
insan bazen biriktirdiği tüm hüznü, tüm kederi taşıyamayacağını anlar o ufak anı'ya bakarak.. geçmişle muhasebelere karşı koyamaz, neden'ler, niçin'ler zihinde dolaşmaya başlar..
Hiçbir şekilde mani olamazsın..
Belli bir yükten sonra çeliği çekmeye devam edersen plastik şekil değiştirmeye başlar, geri dönüşü olmayan kalıcı hasarlar başlar demektir bu.. sonra da inceldiği yerden kopar..Binalarda da benzer mantıkta, bazen depremle, bazen başka bir etkenle karşı koyamadığı yükler sonucunda hasarlar ve yıkılmalar meydana gelir..

şimdi bugün.. evet tam bugün bu anda bir deprem oldu sanki.. küçücük bir not, bir resim, bir mail.. unutulduğu yerden çıktı..
bugün üstü örtülen hasarlar daha da belirginleşti..
bugün iş güç bırakılır.. insanlardan gözler kaçırılır..
bugün kimseye poz yapılmaz..
bina yıkılmıştır..
sen de çıkmak istemezsin enkazdan..
umrunda olmaz hiçbir şey..
kendin bile..